eKütahya - Kütahya Haberleri
anket
Son Dakika
Alim Işık'tan İddialı Açıklama İdris Bal: İspatlasınlar Vekillikten İstifa Ederim Kütahya Ak Parti İlçe Belediye Başkan Adayları Belli Oldu Kütahya Nüfusu Hızla Azalıyor
TKİ Linyitspor 4-Manisaspor 2
TKİ Linyitspor 4-Manisaspor 2
 
Nüfus 14 Bin 841 Kişi Arttı
Nüfus 14 Bin 841 Kişi Arttı
 
Projelerini Açıklıyor
Projelerini Açıklıyor
 
TKİ bu hafta da galip geldi
TKİ bu hafta da galip geldi
Hasan Basri HÜRATA
 

İSLÂM’DA KAVRAMLAR VE MALİ TERİMLER…

Hasan Basri HÜRATA

hhurata@gmail.com
11 Temmuz 2013 Perşembe 00:00
Yazdır

İSLÂM’DA KAVRAMLAR VE MALİ TERİMLER…FİDYE-1

Şayet taklit yolu ile, geleneksel, atadan görme bir dine mensup değilseniz; belli ki,  dininizi incelediniz ve gönlünüze yattığı, kalbinize, içinize sindiği için o dinin mensubu olmayı tercih ettiniz. Demek ki bir dini tercih etmek, gönül meselesi… “Amenna” Bir de hani şu meşhur, madalyonun tersini çevirirken kullandığımız bir bağlaç  var ya: Ancak… İşte bu “ancak” bir konudaki farklı yönü de anlatır… Nedir o farklı yön? Bir dini kalple seçersiniz ancak, kafanızla yaşarsınız. Dini yaşamak beyin ve akıl işidir. O halde o dinin terimleri ve kavramları irdelenmelidir.

Din Arapça kökenli bir kelime olup deyn/düyûn kökünün benzeşenlerindendir. Borç/borçlar, yükümlülükler  anlamını taşır… C. Hakk, insanı sorumlu tutarken önce imkan sonra yükümlülük prensibini tecelli ettirir. İmkanın yok; sorumluluğun yok.

İslam dininin sorumluluk prensibi, toplamda iki şeye dayanır: Bir, akıl. İki, bülûğ dediğiniz bedensel olgunluk. Bu iki şart, temel sorumluluğun olmazsa olmazıdır.Bütün yükümlülük sınıflamaları bundan sonra başlar… İşte, bedeni, mali, hem bedeni hem mali, sosyal, ferdi,çevresel, Allah’a karşı sorumluluklarımız gibi… Bunların genel adına da “ubûdiyet” diyoruz. Yani: Kulluk etmek.

Kulluk ederken -insanların imkan ve şartları eşit olmadığı için- C.Hakk insanları mahrum etmemek için mümasil olmasa bile -benzeşmese bile- alternatif davranışlarla sonuçları eşler. “Mirim kusura bakma da bu cümleye benim tahta basmadı.” Sevgili Kahyam, az sabırlı ol. Anlatır cümleleri buluruz. Bak şöyle:

İmkan var; sorumluluk var. Yerine getirdin netice olur? “Tabi ki,memnuniyet ve ödül.” Peki bir kulun imkanı yok. “Eee sorumluluğu yok dedik ya.” Tamam ama o zaman ödül de yok…O zaman ne yapacağız? Adam mahrum mu kalsın ödülden. Hele hele bir de o imkanları ben ona kısıtlamışım,Rab olarak. “Evet biraz haksızlık gibi görünüyor. İmkanın yok. Sorumluluğun yok. Ama ödül de yok. Bu adam nötr mü olacak?” Hayır… “Ne olacak o zaman?” Fidye ödeyecek ve aynı memnuniyet kategorisine girip ödülünü alacak. “Yani alakası olmayan bir davranış mı yapacak?” Evet… Bir eylemin aynısı değil başka bir tür eylem yaparak aynı neticeye ulaşacak. “Tamam şimdi oturdu.İstersen örnekle de kesinlik kazansın.” Tamam ORUÇ ve FİDYE…

Yılda bir kez,Ramazan Ayında sağlıklı ve akıllı insanlar oruç tutmakla mükelleftir. Yani sorumlu yükümlü. Gerekli midir?Faydalı mıdır? Ne kadar hikmetâmizdir? Bunları çeşitli yerlerde bulabiliriz. Niçini? Nasılı? Say say bitmez. İşte o bitmezlerden birisinin ucundan da biz tutalım istedik.

Önce K.Kerim’deki ayeti/ayetleri alıverelim.

Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız. (Bakara Suresi, 183)

(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz-sizin için daha hayırlıdır. (Bakara Suresi, 184)

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar. (Bakara Suresi, 187)

Kahya Efendi, üç ayeti okudun. Farziyetinden şüphen var mı? “Yok Amenna.”

-Peki kime farz? “İman edenlere,zımnen de akıllı ve olgunlara yani.” Bak nasıl çaktın. Zımnen kelimesini de pek bir güzel oturtuverdin. Kapsam olarak. Peki esnek bir tarafları yok mu? “Var. Hasta ve yolcu iseniz erteleme hakkınız var.” Neden? Çünkü hastalık ve yolculuk insanın arızî, değişebilen halleridir ve özünde zorluk vardır. C. Hakk da kuluna iki sıkıntı verip ona eziyet etmez. Ne yapmış, sorumluluktan vaz geçmemiş sadece ertelemiş. “Dur bakayım Mirim ona ne deniliyordu… Dilimin ucunda…?” Kaza olmaya… “Tamam. Ramazan ayında mücbir sebeplerle tutamadığınız oruçları erteleyip sonradan eda ediyorsunuz buna da kaza deniyor.” Kahya efendi yalnız buradaki kaza kelimesi yerine getirmek anlamına geliyor yoksa iş kazası,trafik kazası vb. anlamlara gelmiyor bilesin.

“Peki Mirim mücbir sebepler K.Kerim’de iki tane. Yolculuk ve hastalık. Bu futbol maçları müsabakalar ne olacak? Bunlar da sayılır mı mücbir sebep olarak?” Kahya Efendi, beşeri ilişkiler sosyal ilişkiler dediğimiz organizasyonları yapanların seküler anlayışı bizi bu noktalara sürüklüyor. Şayet bu organizeleri yapanlar süre ve biçim bakımından İslami hassasiyette olsalar bu arızalar çıkmaz. Sadece o organizeler mi? Haydi şimdi yaza denk geliyor. Kış günlerinde mesai hassasiyeti için okullarda sersefil perişan öğrenciler ve memurlar bunun acısını çekerler.”Neden?” Sadece seküler anlayıştan dolayı. Devlet mesailerini düzenlemeye kalksanız;  hemen arızalar başlar. Aman haaa ne oluyor?... Eksen kayması mı başlıyor gibilerinden. “Mirim istersen çalının etrafından dolaş.” Anladım. Teşekkürler.

Peki başka ne var? “Bir de iyileşme imkanı olmayan hasta ve/veya kısıtlılar var.” İşte onlar için de C. Hakk FİDYE dediğimiz bedeni ibadeti; mali ibadetle denkleştiren bir kapı açmış, buna da FİDYE demiş. İster orucu tut sevabına ödülüne nail ol. İster Fidye ver aynı değere ulaş. “Aman Mirim şu yaz günü sıcaklarda ne bu eziyet… Fidye vereyim kurtulayım.” İşte o olmuyor Kahya Efendi öncelik oruç ibadetini bizatihi yerine getirmek. Yerine getiremeyenlere bir alternatif o. İkincil ama denk.

O halde FİDYE ne? Fidye, bir işin kendisi bizatihi yapılamıyorsa; karşılığı bir iş yapmak. Kategorisi farklı olabilir. Birinci bedeni, ikincisi mali ibadet oluşu gibi. “Peki oruçtaki ne?” Oruçtaki bire bir gün bir Fakirin karnını doyurmak. “İyi Mirim de neden fakirin ‘karnını’ doyurmak gibi bir açıklayıcı kelime kullandın.?” Kahya Efendi insanların karnını doyurmak kolay da gözünü doyurmak zordur. Aç gözlünün zengini fakiri, yaşlısı-genci, köylüsü-şehirlisi olmaz. C. Hakk, K.Kerim’de Taâmı Miskîn terimini kullanmış. Yani fakirin yiyeceği şeyler demiş. Biz tercümelerimizde kestirmeden bir fakiri bir gün için doyurmak diye alınmış.  “Yani sen ne yiyorsan o da o cinsten mi olacak Mirim.” Şayet içine sinmesini istiyorsan aynen öyle. Senin ağzına yakışan ne ise, fakirin ağzına yakışmaması için ne gibi bir sebep var ki?.. “Olmaz  mı Mirim. Nefis var nefis. Gurur var kibir var. Tepeden bakmak var. Amaaan ver üç beş kuruş yeter demek var.” Vallahi Kahya Efendi haklısın. Oruç tutmanın sıkıntısı ne kadarsa herhalde fidye vermenin sıkıntısı aynı olsa gerektir. Yoksa C.Hakk ikisini denk kılmazdı.

“Peki Mirim bu fidye sadece oruçla mı ilişkili?” Hayır başka konular içinde var. Onları da başka güne bırakalım istersen. “Amenna. Bekleyelim ne çare…” Kahya Efendi istersen C.Hakk tuttuğumuz oruçlarla verdiğimiz Fidyeleri kabul etsin duasıyla bitirelim. “Amin. Amin inşallah.”

 

Facebook
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
Facebook
Yazarlar
twitter.com/TumKutahyaBurda
Hava Durumu
Havadurumu
Anket
Sizce Kütahya'ya En Fazla Hizmet Getiren Milletvekilimiz Kim?
Alim IŞIK
Hasan Fehmi KİNAY
İdris BAL
Soner AKSOY
Vural KAVUNCU
Hiçbiri
Gönen Mühendislik
Fotogaleri
sanalbasin.com üyesidir
Videogaleri
Haberlerinizi Yollayın
Tarihte Bugün
1967 New York ve San Francisco'da yaklaşık 200 bin kişi, Vietnam Savaşı'nı protesto etti.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS

Yazılım: Haber Sitesi Kur
Kütahya Net Haber